Türkiye Avrupa Birliğine girerse
Mayıs 8, 2008 · Print This Article
Avrupa BirliÄŸine girersek Türkiye’de köklü deÄŸiÅŸimler oluÅŸmaya baÅŸlayacak.
1) Serbest dolaşım çıkar. İyi bir eÄŸitimi ve geçerli bir iÅŸi olmayanların hepsi (ipini koparanlar) çil yavruları gibi avrupa’nın dört bir yanına dağılır.
2) Hide Park’ta türk usulü piknik yapar. (5 aile, 28 çocuk, kamyon, kebap, rakı, çiÄŸ köfte, pijama, atlet, ip, top, tüp, çaydanlık, buz kabı, karpuz, tavla, okey, haÅŸlanmış yumurta ve patates, pet ÅŸiÅŸe, naylon poÅŸet, arabesk, gürültü ve kavga…)
3) Versailles sarayının önünde seyyar satıcılık yapar. (Salatalık, lahmacun, simit v.s.)
4) Wembley stadyumunun girişinde seyyar köfteci açar.
5) Çocuklar trafik ışıklarında cam siler, mendil satar.
6) Metro istasyonu girişlerinde kokoreç yapıp satar. Sakatat yasağını takmaz. Kolluk kuvvetlerinden koşarak kaçar. Kaçamazsa rüşvet vermeye çalışır.
7) Lourvre Müzesinde kapkaççılık yapar.
Chapms elises bulvarı’nda düğün konvoyu yapar.
9) Çeşitli alanlarda mafyalar oluşturur. Devlet arazilerini türklere satar.
10) Mafyadan aldığı arazilere gecekondu yapar. Gecekondularda inek, koyun, tavuk ve
kaz besler. Kurduğu mahalleyi kurtarılmış bölge ilan eder.
11) Yere tükürür. Kendini uyaran vatandaşı döver. Yakalandığında ise polise sürekli “abi!” diye hitap eder.
12) Galatasaray avrupa kupalarında baÅŸarı elde ettiÄŸinde kutlama konvoyu yapar. Havaya ateÅŸ açar ve birkaç avrupa vatandaşı için “kim vurduya”
tur ayarlarlar.
13) Sanki asırlardır oradaymış da diğerleri yeni gelmiş ve kendisini rahatsız ediyormuş gibi davranır.
14) Bir fast food’da yanındaki kız arkadaşına baktığından şüphelendiÄŸi adamı döver.
15) Yenebilecek her şeye içinde domuz eti oluğu şüphesiyle bakar.
16) Avrupalı tüm kadınlara şırfıntı gözüyle bakar ve günde 25 kadına sarkıntılık eder. Sonunda avrupalı zannettiği bir türk kızının ağabeylerinden dayak yer. Yaraları iyileştikten sonra aynı kızla çıkmaya başlar.
17) Kızlar bir avrupalı ile evlenebilmek için kırk takla atar. Babaları izin vermeyince evden kaçar. Babaları polisi arar. Kız 18 yaşından büyük olduğu için polis babayı pek sallamaz. Baba kendi işini kendi görmek ister ve herifin kardeşini öldürerek kan davası çıkarmaya çalışır.
18) Arabasıyla caddelerde turlarken İbo’nun kasetini yüksek sesle çalarak kız tavlamaya çalışır.
19) Evde bulgur pilavıyla beslenmeye çalışır ve tüm imkanlarını bir mercedes sahibi olmak için seferber eder.
20) Türkiye’ye gelip geri dönerken bir minibüs dolusu besin maddesi götürür. Sucuk
ve pastırmaları halk sağlığına aykırılığı nedeniyle gümrükte terk eder. Terk
etmeden önce iki saat süreyle arbede çıkarır.
21) Seyyar lahmacun sattığı mahalleye servis yapan pizza dağıtıcısını döver. Olaya polis karışırsa başka birgün tüm aşiretiyle gelip pizza dükkanını dağıtır.
22) Kurban bayramlarında kamuya ait yerlerde kurban keser. Kan gövdeyi götürür.
23) “Yok canım abarttın. Åžu anda yurt dışında olanlar bu saydıklarının çoÄŸunu yapmıyorlar ki” diye milletini savunanlar, o günler geldiÄŸinde türklerin Avrupa’da kanun, kitap dinlemeyecek kadar çoÄŸunluk olacağını göz ardı ederler.
24) Türkiye’nin nüfusu 16 milyona istanbul’un nüfusu 1 milyona düşer. Refah seviyesi ve toplumsal kalite son haddine kadar yükselir. Kimse kimsenin malına, namusuna yan
gözle bakmaz. Türkiye’de kalmış olanlar, dini bayramlarda ve yaz tatillerinde
avrupa’ya kaçarak türkiye’nin sakinleÅŸmesini beklerler.
25) Türkiye’de eÄŸitim seviyesi %98 üniversite düzeyine yükselir. İşsizlik kalmaz. İşçi ithaline baÅŸlanılır. Çevre kirliliÄŸi sıfıra düşer. Sanat ve kültür yurdun her köşesine yayılır. Arabesk sanatçıları iÅŸ alanlarını avrupa’ya kaydırır. Turizm patlar.
26) Ülkemiz temiz, sakin ve yaşanası bir memleket olur. Siyasi tartışmalar konuşma platformunda kalır.
27) Hayal gücü iyi çalışan okuyucular bir bu kadar daha madde üretir. Yaaa! Dostlar iÅŸte böyle. Bundan sonra kimse “Biz müslüman bir ülkeyiz; avrupalılar bu yüzden bizi AB’ye almıyorlar” ya da “Türkiye’de demokratikleÅŸme saÄŸlanamadı; onun için giremiyoruz AB’ye” savunmalarını yapmasın. Çünkü alakası yok. İşte yukarıda sayılan maddeler yüzünden giremiyoruz AB’ye. Onlar yeni bir İstanbul olmaktan korkuyorlar. Kendi milletini tanımayan bazıları da hemen iÅŸi siyasi ve dini nedenlere
dayandırıyorlar. “Yahu bir beceremediler ÅŸu ab’ne girmeyi” diye siyasetçileri
suçluyorlar. Zavallı siyasetçi ne yapsın. Eldeki malzeme bu. AB’ye girer miyiz,
girmez miyiz bilinmez ama fırsat bu fırsat, Avrupalılar Türkiye’deki bazı aksaklıkları gidermek için türlü ÅŸartlar sürüyorlar ortaya. Devlet seviyesinde
çözülmesi gerekenlere eyvallah. Elbet çözülür ama ya bireyler? Yani yukarıda
anlatılanlar. Onu çözecek babayiÄŸit ne Türkiye’de var ne Avrupa’da. Yoksa AB adam olana çocuk oyuncağı ama biz adam olamadık ki.
0 yorum
Avukat Soruları
at 21:33 Posted under Etiketler: Komik Yazılar
Massachusetts Avukatlar Birliği’nin raporlarına göre duruşma esnasında bazı avukatların gerçekten sormuş olduğu sorular ve aklı evvel tanıkların da verdiği cevaplardan seçmeler:
- “Uykusunda ölen bir insan, ertesi günün sabahına kadar bunun farkına varamaz, deÄŸil mi doktor?”
- “En genç olan oÄŸlunuz, hani ÅŸu 20 yaşında olan, kaç yaşındaydı?”
- “Resminiz çekilirken orada mıydınız?”
- “Yalnız mıydınız, yoksa kendi başınıza mıydınız?”
- “SavaÅŸta öldürülen kardeÅŸiniz mi idi yoksa siz mi idiniz?”
- “Sizi öldürdü mü?”
- “Çarpışma esnasında araçlar arasında ne kadar mesafe vardı?” “Oradan ayrılana kadar orada mı kaldınız?”
- “Kaç kere intihar etmeyi baÅŸardınız?”
Soru: “8 Agustos’ta mı hamile kaldınız?” Cevap: “Evet.” Soru: “peki o anda siz ne yapıyordunuz?”
Soru: “Üç çocuÄŸunuz var, deÄŸil mi?” Cevap: “Evet.” Soru: “Kaçı erkek?” Cevap: “Erkek yok.” Soru: “Hiç kızınız var mı?”
Soru: “Merdivenler alt bodruma iniyor dediniz, deÄŸil mi?” Cevap: “Evet.” Soru: “Peki bu merdivenler yukarı da çıkıyor muydu?”
Soru: “Bay XYXYXY, geçen yaz kusursuz bir balayına çıktınız, deÄŸil mi?” Cevap: “Evet, Avrupa’ya…” Soru: “EÅŸiniz de sizinle geldi mi?”
Soru: “İlk evliliÄŸiniz niçin sona ermiÅŸti?” Cevap: “Ölüm sebebiyle.” Soru: “Kim ölmüştü?”
Soru: “Şüpheliyi tarif edebilir misiniz?” Cevap: “Orta boyluydu, sakalı vardı.” Soru: “Erkek miydi yoksa kadın mı?”
Soru: “Bugüne kadar kaç ölü üzerinde otopsi yaptınız, doktor?” Cevap: “Bugüne kadarki bütün otopsilerimi ölüler üzerinde yaptım.”
Soru: “Bütün cevaplarınız sözlü olmak zorunda, anlaÅŸtık mı? Åžimdi, hangi okula gidiyorsunuz?” Cevap: “Sözlü.”
Soru: “Otopsiye baÅŸladığınız zamanı hatırlıyor musunuz?” Cevap: “Aksam 8:30 civarinda basladık.” Soru: “Bay XYXYXY o esnada ölü müydü?” Cevap: “Hayır, sandalyeye oturmuÅŸ neden otopsi yaptığımı merak ediyordu.”
Soru: “İdrar örneÄŸi verme imkanınız var mı?” Cevap: “Kendimi bildim bileli yapabilirim.”
Soru: “Otopsiye baÅŸlamadan önce Bay XYXYXY’in nabzına baktınız mı doktor?” Cevap: “Hayır.” Soru: “Kalbini dinlediniz mi?” Cevap: “Hayır.” Soru: “Nefes alıp almadığını kontrol ettiniz mi?” Cevap: “Hayır.” Soru: “O halde siz otopsiye baÅŸlarken Bay XYXYXY hala yaşıyor olabilir, deÄŸil mi?” Cevap: “Hayır.” Soru: “Nasıl bu kadar emin olabiliyorsunuz, doktor?” Cevap: “Çünkü adamın beyni masamın üstünde bir kavanozun içindeydi.” Soru: “Yine de hasta hala yaşıyor olamaz mıydı?” Cevap: “Evet, hatta ÅŸu anda bir mahkeme salonunda avukatlık yapıyor olabilir.”
“DoÄŸum gününüz nedir?” “15 Temmuz” “Hangi yıl?” “Her yıl.”
“Saldırı anında üzerinizde ne vardı?” “Gucci kazağım ve Reebok ayakkabılarım.”


Yorumlar
Sende Yorum Yapmak istermisin?